Kızılçam

Pinus brutia


25 m boylanabilen, düz kütük gövdeli, kalın dallı herdem yeşil bir ağaçtır. Gençlikte piramidal formda, ileri yaşlarda genellikle geniş dağınık tepelidir. Sürgün tüysüz, genellikle ilk yıl kırmızımsı, sonraları grimsi kahverengi veya nadiren tamamen grimsidir; tomurcuklar reçineli değildir; tomurcuk kabuğu geriye doğru kıvrımlı ve saçaklıdır. Yapraklar ibre formludur, sarkıktır ve açık yeşil renktedir, kenarlar ince seyrek dişlidir, 18 cm´e kadar uzunlukta ve 0.5-1.5 mm kalınlıktadır; bir kında iki adet bulunur. Çiçeklenme Mart ayında gerçekleşir; erkek çiçekler yeni sürgünlerin diplerinde küçük kozalakçık demetleri halinde yer alır, sivri piramit formda ve sarı renktedir; dişi çiçekler yeni sürgün uçlarında, tekli veya birkaçı birarada, 4-6 mm boyunda, pembe, kırmızı ve mor renkli kozalakçıklar durumundadır. Tozlaşma Nisan ayında gerçekleşir. Olgun kozalaklar 6-11cm uzunluktadır ve dik yada eğiktir, genellikle iki veya daha fazlası biraradadır, ağaç üzerinde 7-8 yıl kalır; kozalak pulları genellikle girintili ve ort kısmı tümseklidir; sap çok kısadır veya hiç yoktur; kozalaklar (gövdeye) dik veya dar açılı yükselir, hiç bir zaman aşağı dönük durmaz.
Yeni gözlem bildir



Hacıkadın Vadisi / Ankara - Mayıs 2015 Ahmet Demirtaş


Gözlemler

Görseller

Sınıflandırma

Gezenadam taxonomy scale

Koruma statüsü

DÜŞÜK RİSKLİ
LEAST CONCERN

Bu tür geniş yayılışlı ve nüfusu yüksektir.
Yakın gelecekte tükenme riski bulunmamaktadır.
IUCN Nesli Tükenme Tehlikesi Altında Olan Türlerin Kırmızı Listesi Uluslararası Doğal Hayatı ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği tarafından sürdürülmektedir.

Kısa kısa...

Kızılçam kuzey yarıkürenin kabaca 15-45° doğu boylamları ile 32-45° kuzey enlem dereceleri arasında kalan bir bölgesinde doğal olarak yayılmış bulunmaktadır. Bu sınırlar içinde en batı ucu Kalabriya Yarımadası, en doğu noktası ise Irak´ın kuzeyindeki Zavita-Atrush Bölgesi oluşturmaktadır. Kuzey Kırım´a kadar çıkabilen kızılçam güneyde Lübnan ve Filistin´e  kadar inebilmektedir. En geniş yayılışını Akdeniz çukurunun doğusunda ve özellikle de Anadolu´da gerçekleştirdiğinden Doğu Akdeniz´in bir türü olarak kabul edilmektedir. 

Ülkemiz kızılçam orman alanlarının yaklaşık olarak yarısı Akdeniz Bölgesinde bulunmaktadır. Bu yayılış alanının büyük bir bölümü Toros Dağlarının denize bakan yamaçlarında yoğunlaşmıştır. Kısa mesafelerde yüksek rakımlara ulaşan bu dağ silsilesi kızılçamın kıyıdan uzaklaşmasını engellemektedir. Ancak deniz etkisinin iç kısımlara kadar etkili olabildiği Aksu, Seyhan, Ceyhan vb. akarsu vadilerinde daha içerilere sokulabilmektedir. Ege Bölgesi ise Türkiye kızılçam varlığının yaklaşık %40´ını barındırmaktadır. Akdeniz Bölgesinin tam aksine, dağ silsilelerinin kıyı şeridine dik uzanması nedeniyle, kızılçam Ege Bölgesinde oldukça içerilere kadar sokulabilmektedir. Kızılçam Marmara Bölgesinde Trakya'da Koru Dağının Saros Körfezine bakan yamaçları ile Gelibolu Yarımadasının güney yarısında yaygın olarak buiunmaktadır. Karadeniz Bölgesinin batı kıyılarında tek ve serpili bir yayılış gösterir.

Kızılçam orman ekosistemleri Akdeniz orman ekosistemlerinin özel bir bölümünü oluşturur. Tür çeşitliliğinin çokluğundan dolayı karmaşık (heterojen) bir yapıdır. Diğer özellik ise, bu sistemlerin denge bozulmalarına karşı toleranslarının çok az olmasından kaynaklanan hassaslıktır. Bir başka anlatımla, yapılabilecek herhangi yanlış bir müdahalenin neden olabileceği denge bozukluğunun, ekosistem içinde onarılabilme ve dengenin yeniden kurulabilme şansı çok azdır. 

Kızılçamın dökülen iğne yaprakları gevşek ve havalanması oldukça iyi bir ölü örtü oluşturur. Bu özellik çimlenme için olduğu kadar yanma için de iyi bir ortam yaratır. Bu nedenle yangına hassas bölgelerde, yol kenarlarında birikmiş ölü örtüler konusunda dikkatli olmak gerekir. 

Kızılçam kozalaklarından bir bölümü açılmadan ve tohumlarını dökmeden ağaç üzerinde yıllarca (8-9 yıl) kalabilmektedir. Bu tür geç açılan kozalaklar yangın için ağaç üzerinde ek bir tohum deposu oluşturur ve yangın koşullarında bu kozalakları kapalı tutan reçineli maddeler eriyerek tohumların kolayca dökülmesine izin verirler. Dökülen tohumlar ise çimlenmeden ve çimlenme yeteneklerini yitirmeden toprakta uzun süre -bir yıl ve daha fazla- yıllayabil­mektedirler. Tohuma ilişkin yangın koşullarına uyarlanışı açıklayan bir başka özellik de tohumların yangın mevsiminden önce, mart ayında olgunlaşmasıdır. Kızılçam ormanlarında denetim dışı orman yangınları, genellikle, sıcak ve kurak mevsimlerde çıkmaktadır. Bu dönem aynı zamanda tohum dökümünün çoğunluğunun gerçekleştiği haziran-ekim dönemidir. Kızılçam tohumları 150°C gibi yüksek sıcaklık derecelerinin etkisinde kaldıklarında bile çimlenme yeteneklerini tümüyle yitirmemektedirler. Yangına karşı geliştirilen uyum özellikleri, yangının kızılçam ekosistemlerinin sadece yakılıp yıkılmasına neden olan bir afet olarak değil ancak yayılıp gelişmesine de yardımcı olan bütünleyici bir ekolojik bileşen olarak ele alınması gereğini ortaya koymaktadır. Bu yaklaşımın ışığında, en azından kızılçam ekosistemlerinde, sadece çıkan yangınların söndürülmesiyle ilgilenen dar bir yangın anlayışından, yangın kullanımını da içeren, yangın amenajmanı olarak adlandırabileceğimiz geniş kapsamlı bir anlayışa geçmek zorunluluğu vardır.[3]

Yanan orman alanlarında yeniden ormanlaştırma için esas olan yanan alanın koruma altına alınması ve bir sonraki baharın beklenerek alanda doğal yetişen kızılçam gibi ağaç türlerinin fidanlarının ve diğer çalı sürgünlerinin gelişiminin takip edilmesidir. Kendiliğinden fidan gelişiminin yeterli olmadığı yerlerde ise civardaki yanmamış ormanlardan toplanan tohumlar serpilerek ormanlaşmaya yardımcı olunması gerekir. Milyonlarca yıldır o yöreye uyum sağlamış ağaç, çalı ve otsu bitki türlerinin o yörenin koşullarında daha fazla yaşam şansına sahip olacağı açıktır. Yine de fidan gelişimi yetersiz görülen yerlerde ağaçlandırma desteği düşünülebilir. Ağaçlandırma gereken hallerde dikilecek fidanlar mutlaka yanan alanda doğal yetişen ağaç türlerinden ve yörenin ekolojik koşullarına benzer özellikteki bölgeden seçilmelidir. Ülkemizde kızılçam ve maki bitki örtüsü dışındaki türlerin Akdeniz’in yangın koşullarına uyum sağlaması çok zordur.[4]

 

 

 

Adlandırmalar

Bilimsel adlandırma

Pinus brutia Ten.
Sinonimler (Tam liste)

- Pinus brutia
İngilizce

Calabrian Pine

Etimoloji ve kısaltmalar

Pinus {Latince}: çam ağacı. Brutia adını bu türün ilk kaydedildiği antik Bruttium kentinden (şimdi Calabria) almıştır; Calabria İtalya´nın kısmi bölgesel özerklik verilmiş 20 bölgesinden birisidir ve İtalya´da `çizmenin ucu´ olarak adlandırılabilecek konumdadır.

Bazı diğer Pinus türleri

P.brutia, P.halepensis, P.nigra, P.pinaster, P.pinea, P.radiata, P.sylvestris,

Kaynaklar

  1. Davis,P.H., Cullen,J., & Coode,M.J. (1962-1988). Flora of Turkey and The East Aegean Islands. Edinburgh University Press (Çeviri: Ölez S., 2021)
  2. Agaclar.org - Türkiye'nin Ağaç Arşivi. (2021). https://www.agaclar.org/agac.asp?id=257
  3. Neyişçi, T. () Kızılçam yayılışı ve ekolojisi, Kızılçam Ormanlarında Yangından Korunma ve Mücadele. ORMANCILIK ARAŞTIRMA ENSTITÜSÜ YAYlNLARI Muhtelif Yayınlar Serisi No:52. 
  4. Kırsal Çevre ve Ormancılık Sorunları Araştırma Derneği. (2021). Orman yanginlari hakkinda kamuoyu duyurumuz.  https://www.kirsalcevre.org.tr/KC/KCdoc.php?page=haber&doc=99968
  5. Listelenen kaynaklar Pinus brutia hakkında ilave bilgiler içerebilir:
    Ulusal Tez Merkezi
    Tubives
    Türkiye Bitkileri
    Bizim Bitkiler
    Kocaeli Bitkileri
    GBIF Database
    Wikipedia
    Encyclopedia of Life
    Wikispecies
    JSTOR Plant DB
    Efloras
    Plants For A Future
    Google Images
    Plant Illustrations

Basit Görünüm